SOLUCAN GÜBRESİ FİYATLARI

Tem 1, 2016

ORGANİK GÜBRELER İLE SOLUCAN GÜBRESİNİN FARKI


En yaygın kullanılan organik gübre çeşitleri: kompost, yanmış hayvan gübresi, torf ve biohumustur. Ayrıca değişik toprak karışımlarını organik gübre olarak sayabiliriz ama bunlar torf ve buna değişik mineraller eklenerek oluşturulmaktadır.
Kategori: Genel
Gönderen: admin

Yanık hayvan gübresi temin etmekten daha kolay bir şey yoktur, ama kokusu katlanılmaz derecededir (solucan gübresinin kokusu yoktur). Tarımda hayvan gübresi çok eskiden beri kullanılmaktadır, ama atalarımızın bu tecrübesine fazla ümit bağlamamak gerekir çünkü onların başka seçeneği yoktu. Taze hayvan gübresini ise konuşmanın hiçbir anlamı yoktur, hatta tarım için gübre olarak yararlı değil tersine çok zararlıdır. Yanmış gübrede ise ne kadar yanmış olursa olsun içinde ot tohumları, patojenik mikro floralar, parazit yumurtaları ve ağır metaller bulunmaktadır. Toprağı bununla gübrelediğiniz zaman, bitkiler için gereksiz çok miktarda hastalık kaynağı olabilecek şeyleri eklemiş olursunuz ve bunların zararlarından kurtulmak içinse kimyasal ilaçlar kullanmak zorundasınız. Bu ilaçlar bitkilere dolayısıyla ürünlere de geçecektir. 100 m2 lik bir yer için kullanılacak gübre miktarı, toprağın durumuna bağlı olarak 600–800 kg. yanmış hayvan gübresi gerekirken 60–100 kg. (10 kat daha az) solucan gübresi gerekmektedir. Solucan gübresi kullanınca toprak kalitesine göre 3–5 yıl tekrar gübrelemek gerekmezken hayvan gübresinin her yıl uygulanması gerekir.

Dünyadaki tarıma elverişli toprağın kalitesi ve bereketi sürekli kötüleşmektedir, acilen toprağın eski gücüne gelmesi sağlanmalıdır. Maalesef hayvan gübresinde mikro floralar çok az olduğu için bu gübre kullanıldığında toprağın verimli olabilmesi için birkaç yıl nadasa bırakılması gerekir. Ama solucan gübresi, içerdiği konsantre haldeki toprağı güçlendirici elementler ve mikro organizmalarla hiç nadas yapmaya gerek kalmaksızın toprağı güçlü hale getirir. Solucan gübresi; çorak, verimsiz topraklarda bile yüzey toprağını sıyırıp yeni toprak serilmesine gerek kalmadan toprağı canlandırır.

HUMUS

Humus, hayvansal ve bitkisel hücrelerin işlemi sonucunda meydana gelir. Humusta çok miktarda protein, yağlar, karbonhidratlar, tuzlar, vitaminler ve biyolojik aktif elementler vardır. Humusun en önemli özelliği, içerdiği çözünür elementler bitkilerin ihtiyacı için her zaman hazır haldedir, buharlaşmaz ve yıkanıp gitmez. Devamlı olarak % 75 oranında su tuttuğu için toprağı kuraklığa dayanıklı hale getirir. Humus topladığı nemi uzun süre korur, bu yüzden topraktaki humus miktarı ne kadar çoksa toprağın su tutma özelliği o kadar artar. Humus; toprağın tarımsal değerini artırır, konsantre (yoğunlaşmış) halde %50 ye kadar karbon ve hidrojen, %7 oksijen, hemen hemen % 100 toprak azot rezervi, fosfor, potasyum, kalsiyum, kükürt ve başka makro ve mikro elementler içerir. Farklı tuz şeklindeki humik asit elementleri, bitkileri besleyici madde olarak iş görür. Topraktaki humus miktarı verimliliğin en önemli göstergelerinden biridir. Biyokimyasal ve fizyolojik süreçleri aktifleştirir, bitki yapısının metabolizmasını ve genel enerji seviyesi sürecini artırır, içindeki element akışını hızlandırır, bunun sonucunda da verim ve kaliteyi artırır. Humus (konsantre halde Biohumus - Solucan gübresi); uzun süre aşırı dozda kimyasal gübre ve pestisit kullanılan toprağı etkin bir şekilde iyileştirme imkanı verir. Taze hazırlanmış solucan gübresi, etkin mikro biyolojik gübredir. Toprağa uygulanınca içindeki yararlı mikropları ve metabolik süreçleri normalleştirerek toprağı doğal sağlıklı hale getirir. Toprak erozyonunu önlemek için bilim adamları, çim ekimi, ürün rotasyonu, teras yapma, orman koruma kuşağı oluşturma gibi çok fazla metot ortaya çıkarmışlardır. Ama en etkili metot, çok miktarda solucan gübresini toprağa yaymaktır. Bu şekilde solucan gübresi toprağı su ve hava geçirgen, gözenekli, yüksek miktarda nem ve su tutma kapasiteli hale getirir. Bu topraktaki bitki kuraklığa daha dayanaklı hale gelir. Humus güneş enerjisini depolayan akümülatördür. Tahminen toprakta biriken enerjinin % 88’i humusta ve bitkisel maddelerde toplanmaktadır. Humus önemli karbon dioksit kaynaklarından biridir, bitkilerin fotosentez için ihtiyaçları olan karbon dioksit topraktan köklere ve yapraklara geçer, bu bitkinin gelişimi ve fotosentez için çok yararlıdır. Hatta topraktaki konsantre CO2 miktarının % 1 artması dahi bitkide % 30–100 ürün artışı sağlar. Humus, topraktaki ağır metalleri alarak bitkiyi bunların zehirli etkisinden korur. Bol humuslu toprakta yetiştirilen ürünler ekolojik ve tamamen doğaldır. Humus, doğada çok uzun sürede oluşmaktadır. Topraktaki doğal humus miktarı iklim şartlarına bağlı olarak 0,6 ton/hektar’dan (tundra ve çöllerde) – 1000 ton/hektar (koyu renkli toprak)(orman ve bataklıklarda) kadardır.

SOLUCAN GÜBRESİ

Solucan gübresi, bitkilere çok yararlı mikro elementler ve tamamen bitkiyi besleyici, geliştirici maddelerden oluşan yoğunlaştırılmış doğal bir organik gübredir. Solucan gübresi, kırmızı Kaliforniya solucanlarının bitkisel ve hayvansal organik atıkları işlemesi sonucu meydana gelir. İçeriğinde bitkinin gelişimi için gereken bütün enzimler, toprak antibiyotikleri, vitaminler, büyüme hormonları ve humik maddeler vardır. Kesinlikle hastalık yapıcı mikro florlar, parazit yumurtaları, ot tohumları ve ağır metaller içermez. Solucan gübresi (Vermicompost) özel solucan dışkısıdır. Görünüş olarak siyah toprağa benzer ve itici bir kokusu yoktur. Solucan gübresi, çevreci temiz bir tarımsal üretimdir. Solucan gübresi, mikro florlar ve özel solucanların organik maddeleri humik maddelere dönüştürme işlemi sonucu çıkan üründür. Humus maddesi ilk defa F. Archard tarafından 1786 yılında bulundu ve günümüze kadar birçok ülkeden bilim adamları bu konuda çalışmaya devam etmektedirler. Solucan gübresi kuru ağırlığının % 32’si kadar humik madde içerir. Bu humik maddeler 3 guruba ayrılır: humik asit, fulvik asit ve humindir. Humin, toprağın güçlü organik-mineral bileşenidir, çözünmeyen humus-kil kompleksi ve tuzlardır. Humik asitse kahverengi humik asitler ve gri (siyah) humik asit içerir. Humik asit maddelerin fulvik asit denilen çok küçük bölümü hariç büyük kısmı suda çözünmez. Humik asit maddesi % 50–55 oranında organik maddeye sahiptir, solucanlara verilen hayvan gübresi miktarının artırılmasıyla organik madde oranı artırılabilir ama karbonhidratların oranı azalır. Humuslaşma, doğanın eşsiz mucizelerinden biri olan organik atıkları humik maddeye dönüştürme işlemidir. Bu mucize olmasaydı bunun tamamen aksi olan 2 şey olurdu: Organik atıkların oksitlenerek mineralleşmesi ki bu yeryüzünde hayatın yok olması demektir. Bu atıkların depolanması ki o zamanda yeryüzü bu atıklarla dolup kalacağı için yaşam alanı kalmaz. Humik maddeler birçok fonksiyonu yerine getirirler, bunların en önemlileri:

A) Akümülatör fonksiyonu: canlı organizmalara gerekli olan kimyasal elementleri ve enerjiyi biriktir. Bu, toprağın canlılığını sağlayan biot ve hidrobiotları humik maddeler sağlıyor demektir. Öyleki bu sayede içindeki enerji ve yapı maddeleriyle bitkilerin yaşamını yüzyıllarca durmaksızın sürdürmesine imkân verir. Humik maddelerde % 40-60 C, % 30-40 O, % 3-5 N vardır, ayrıca hidrojen, kükürt, fosfor, birçok metal katyonları ve mikro elementler de vardır, bu yüzden humik madde içeren toprağın rengi siyah veya koyu gridir. Humik maddeler, içerdikleri bitkiyi besleyici elementleri sadece bitkinin ihtiyaç duyduğu kadar vererek geri kalanını daha sonraki ihtiyaç zamanına saklarlar. Bu özellikleriyle Birçok mineral bileşeninden farklıdırlar, çünkü bu bileşenler suyla eriyerek toprakta yok olup gitmektedirler. Aynı zamanda mineral elementlerin bir kısmı alüminyum silikat perdesine girerek bitkiyle ilişkilerini keserler.

B) Taşıma fonksiyonu: suda çözünebilir metal katyonlu veya hidroksitli humik asit bileşenlerinin istikrarlı oluşumları nedeniyle mineral ve organik maddelerin jeokimyasal akışını meydana getirir.

C) Düzenleyici fonksiyonu: humik maddelerin düzenleyici işlevini birkaç ana başlığa ayırabiliriz:
1. Toprağın yapısını ve hidrofizyolojik özelliğini düzenleme işlevi.
2. Katı ve sıvı dönüşümleri arasında iyon değişim sürecini düzenleme işlevi.
3. Asit-baz ve oksidasyon-yeniden yapılandırma olaylarına etkisi.
4. Çözünebilir mineral bileşkeleri değişimi yoluyla canlı organizmaların beslenme şartlarını düzenleme.
5. Sera etkisi oluşumu dâhil toprak ve atmosferin sıcaklık dengesini düzenleme.

D) Koruyucu fonksiyonu: humik maddeler bitkileri, yerleşik veya zor yok edilebilen zehirli veya radyoaktif elementlerin bileşimlerinden hatta doğada ekolojiyi olumsuz etkileyen bazı pestisitler, hidrokarbonlar, fenoller bileşimlerinden dahi koruma yeteneğine sahiptirler. Humik maddelerin koruyucu fonksiyonu o kadar büyüktür ki, humik maddelerle zenginleştirilmiş toprak, kurşun ve diğer zehirli maddelerin iyonlarının yeraltı suyuna karışmasını tamamen önlerler.

E) Fizyolojik fonksiyonu: birçok bilim adamının yaptıkları araştırma sonuçlarına göre; çeşitli humik maddeler özellikle humik asitler ve onların tuzlarının, tohum çimlenmesini hızlandırdıklarını, bitkilerin solunumunu yoğunlaştırdığını, bunlarla yetiştirilen bitkilerle beslenen büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvanların verimliliğini artırdığını ispatlamışlardır. Bunlardan başka, humik maddeler kullanılarak hazırlanan bazı ilaçların kanserin gelişimini durduğunu, bazı enfeksiyon hastalıklarına karşı vücudun direncini artırdığını deneylerle belgelemişlerdir. Fazla miktarda humik madde içeren solucan gübresi vazgeçilemez, ekolojik, doğal organik gübredir. Kıyaslanabilecek bir benzeri yoktur.

SOLUCAN GÜBRESİ İLE KİMYASAL GÜBRELERİN KIYASLAMASI

Kimyasal gübreler ile solucan gübresi arasındaki kalite farkları

SOLUCAN GÜBRESİ İLE HAYVAN GÜBRESİ KIYASLAMASI

2 organik gübre arasındaki kalite farkları

ORGANİK GÜBRELER İLE SOLUCAN GÜBRESİNİN FARKI

En yaygın kullanılan organik gübre çeşitleri: kompost, yanmış hayvan gübresi, torf ve biohumustur. Ayrıca değişik toprak karışımlarını organik gübre olarak sayabiliriz ama bunlar torf ve buna değişik mineraller eklenerek oluşturulmaktadır.
BİZİ TAKİP EDİN